Dorian Gray'in Portresi ne zamandır okunacaklar listemdeydi, nedensizce ertelediğim kitaplar arasından çıkıp elime ulaştığında nasıl mutlu olduğumu anlatamam... Beni en çok heyecanlandıran yanı ise Oscar WILDE'ın bu kitabı 1891 de yayınlaması, yıl 2013 ve ben okuyorum sizce de garip ve etkileyici değil mi?
Tarihimi de attım...
Arka Kapak;
Ressam Basil Hallward, güzelliği karşısında büyülendiği genç Dorian Gray'in bir portresini yapar. Ressamın evinde Lord Henry Wotton'la tanışan Dorian, hayatta izlemeye değer tek şeyin güzellik olduğunu savunan Lord Henry'nin görüşlerine hayran kalır. Ama güzelliğinin bir gün solup gideceğinin farkına varınca kendisinin değil, portresinin yaşlanmasını diler. Dorian'ın büyük sıırını, portredeki değişimi sadece Basil fark edecektir...
Oscar Wilde'ın tek romanı Dorian Gray'in Portresi 1891 yılında yayımlandığında, ahlaksızlığı yücelttiği gerekçesiyle büyük tepkiyle karşılandı. Dorian Gray'in kendini yıkıma sürüklemesi bile, yapıtın eleştirmenlerce ahlaksızlıkla suçlamasını engellemedi. Wilde ise ısrarla, ahlaki bir sonu olsa da sanatın özünde ahlakdışı olduğunu vurguladı ve herkesin Dorian Gray'de kendi günahını göreceğini tekrarladı.
Bu başyapıtı Nihal Yeğinobalı'nın Türkçesiyle sunuyoruz.
Arka kapak yazısı her şeyi o kadar güzel özetlemiş ki aslında bana anlatacak çok bir şey bırakmadı. Bir kere Dorian Gray'în Portresi herkesin mutlaka okuması gereken muazzam bir kitap!!! Güzelliğin ne kadar gereksiz bir ayrıntı olduğunu, gençliğin baki kalmadığını isteklerimizi hayatta buna göre yapmamızı bize anlatan, ders çıkarmamızı sağlayan harika bir kitap. Kitabın ben de bıraktığı etki ise hayatım boyunca ne zaman portre görsem Oscar Wilde'ın satırlarını hatırlayacak olmam...
23 Temmuz 2013 Salı
19 Temmuz 2013 Cuma
Ayşe KULİN- DÖNÜŞ
Bazı yazarlar vardır uzun bir aradan sonra yeni kitabını çıkartıyorsa çok fazla sorgu, sual, araştırma yapmam hemen alır keyifle okumaya çalışırım. Yapacak bir şey yok ben de böyle bir Kitap Bağımlısıyım:) Dönüş'te bunlardan biri oldu benim için, nereden bilebilirdim ki Dönüş'ün Gizli Anların Yolcusu ve Bora'nın Kitabı 'nın devam kitabı olduğunu...
Tarihimi de attım...
Arka Kapak;
" Kayboldum! Zeytin ağaçlarının arasında kıvrılarak akarken karşıma aniden üçe ayrılan bir çatal çıktı. Toprak yollar doğuya, batıya ve güneye doğru uzanıyordu. Civarda ne bir tabela vardı ne bir işaret, ne de gidip adres sorabileceğim ev veya insan! Bir köpek bile yoktu görünürde. Sadece sonbahar rüzgarın dallarda hışırdıyan sesi! Hangi yöne sapmam gerektiğini bilmiyordum, yolların her birini hava kararmadan deneyecek gücüm de kalmamıştı, vaktim de. "
Siz hiç kayboldunuz mu?
Ayşe Kulin'in yeni romanı Dönüş, bir genç kadının, duygularının sarmalında önce kaybolmasının, sonra kendini bulmasının hikayesi...
Dönüş okuduğum 7. Ayşe Kulin kitabı ama hiçbirini bu kadar sevmemiştim diyebilirim!
''Neden?'' derseniz kitapları bitirdikten sonra bitirdiğim kitapla ilgili kafamda bir sürü soru olur... İşte 'Dönüş' daha önce okuduğum 'Gizli Anların Yolcusu' ve 'Bora'nın Kitabı'nı okuduktan sonra aklımda kalan tüm sorularıın cevabı oldu. Kitapta Derya ve Eda'nın isimlerini okuyunca o kadar mutlu oldum ki anlatamam!!! Bora'nın ölümünden sonra:( İlhami'nin başına gelenleri, Derya ve annesi Eda'nın neler yaşadıklarını uzun uzun anlatıyor bana. Kesinlikle uzun zaman sonra sevdiğim bir yakınımdan haber almışım hissi duymamı sağladı.
Ayşe Kulin'in cesurca hükümeti ve Başbakanı da ufak ufak eleştirdiği bir kitap olmasından dolayı da ayrıca daha da çoook sevdim:) Her Çapulcu mutlaka okumalı Ayşe Kulin'e destek olmalı derim...
Tarihimi de attım...
Arka Kapak;
" Kayboldum! Zeytin ağaçlarının arasında kıvrılarak akarken karşıma aniden üçe ayrılan bir çatal çıktı. Toprak yollar doğuya, batıya ve güneye doğru uzanıyordu. Civarda ne bir tabela vardı ne bir işaret, ne de gidip adres sorabileceğim ev veya insan! Bir köpek bile yoktu görünürde. Sadece sonbahar rüzgarın dallarda hışırdıyan sesi! Hangi yöne sapmam gerektiğini bilmiyordum, yolların her birini hava kararmadan deneyecek gücüm de kalmamıştı, vaktim de. "
Siz hiç kayboldunuz mu?
Ayşe Kulin'in yeni romanı Dönüş, bir genç kadının, duygularının sarmalında önce kaybolmasının, sonra kendini bulmasının hikayesi...
Dönüş okuduğum 7. Ayşe Kulin kitabı ama hiçbirini bu kadar sevmemiştim diyebilirim!
''Neden?'' derseniz kitapları bitirdikten sonra bitirdiğim kitapla ilgili kafamda bir sürü soru olur... İşte 'Dönüş' daha önce okuduğum 'Gizli Anların Yolcusu' ve 'Bora'nın Kitabı'nı okuduktan sonra aklımda kalan tüm sorularıın cevabı oldu. Kitapta Derya ve Eda'nın isimlerini okuyunca o kadar mutlu oldum ki anlatamam!!! Bora'nın ölümünden sonra:( İlhami'nin başına gelenleri, Derya ve annesi Eda'nın neler yaşadıklarını uzun uzun anlatıyor bana. Kesinlikle uzun zaman sonra sevdiğim bir yakınımdan haber almışım hissi duymamı sağladı.
Ayşe Kulin'in cesurca hükümeti ve Başbakanı da ufak ufak eleştirdiği bir kitap olmasından dolayı da ayrıca daha da çoook sevdim:) Her Çapulcu mutlaka okumalı Ayşe Kulin'e destek olmalı derim...
17 Temmuz 2013 Çarşamba
P.C CAST- KRISTIN CAST- AV
Evetttt serinin beşinci kitabı olan Av'ı bitirmiş heyecanla altıncı kitabını okumak için verdiğim kitap siparişimin gelmesini bekliyorum! Bazı seriler çok sürükleyici, çok okunası, çok büyüleyici olur ya Gece Evi serisi de işte öyle...
Tarihimi de attım...
Arka Kapak;
EĞER DÜNYADAKİ EN ATEŞLİ ERKEK İSİMSİZ BİR ŞEYTAN OLARAK KENDİNİ GİZLİYORSA VE İSTEDİĞİ TEK ŞEY SİZSENİZ NE YAPARSINIZ?
Çayırın kenarında, ağaçların gölgelerinin arasında bir karartı belirdi. Vücudunu görebiliyordum; çünkü ay ışığı, teninin pürüzsüz ve çıplak hatlarını belirginleştiriyordu.
Durdum. Hayal gücüm aklını mı yitirmişti yoksa?
"Tereddüdün mü var yoksa aşkım?"
Sesini duyunca, bedenimden bir ürperti geçip gitti. Ağaçların yaprakları arasından korkunç, Alaycı bir kahkaha duyuldu.
Av'da da Zoey'in macerası tam hız devam ediyor. İşin içine Alaycı kuşlarda girince ortaya hafif fantastik bir kurgu çıkıyor. Daha elimde ki kitabı okurken acaba sıradaki kitapta bu olaylar nereye bağlanacak diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Gece Evi serisi sıradan vampir hikayelerinden çok farklı. İşin içinde bolca kedi, kuşlar, aşk, dostluk var. Farklı bişeyler arayanlar için güzel bir seri ama okumaya karar vermeden önce 1 değil 5 kere düşünün! Çünkü, hem bağımlılık yapıyor hem de 11 kitaplık uzun bir seri...
Tarihimi de attım...
Arka Kapak;
EĞER DÜNYADAKİ EN ATEŞLİ ERKEK İSİMSİZ BİR ŞEYTAN OLARAK KENDİNİ GİZLİYORSA VE İSTEDİĞİ TEK ŞEY SİZSENİZ NE YAPARSINIZ?
Çayırın kenarında, ağaçların gölgelerinin arasında bir karartı belirdi. Vücudunu görebiliyordum; çünkü ay ışığı, teninin pürüzsüz ve çıplak hatlarını belirginleştiriyordu.
Durdum. Hayal gücüm aklını mı yitirmişti yoksa?
"Tereddüdün mü var yoksa aşkım?"
Sesini duyunca, bedenimden bir ürperti geçip gitti. Ağaçların yaprakları arasından korkunç, Alaycı bir kahkaha duyuldu.
Av'da da Zoey'in macerası tam hız devam ediyor. İşin içine Alaycı kuşlarda girince ortaya hafif fantastik bir kurgu çıkıyor. Daha elimde ki kitabı okurken acaba sıradaki kitapta bu olaylar nereye bağlanacak diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Gece Evi serisi sıradan vampir hikayelerinden çok farklı. İşin içinde bolca kedi, kuşlar, aşk, dostluk var. Farklı bişeyler arayanlar için güzel bir seri ama okumaya karar vermeden önce 1 değil 5 kere düşünün! Çünkü, hem bağımlılık yapıyor hem de 11 kitaplık uzun bir seri...
16 Temmuz 2013 Salı
Sabahattin ALİ- KAMYON
Sanırım Sabahattin ALİ aşkım artık.. altıncı kitabı Kamyon ile toksik doza ulaştı. O kadar güzel bir dili var ki okumaya doyamadığım yazarlardan biri kendisi ama sanırım ilişkimize biraz ara vermek en iyisi olacak:)
Tarihimi de attım...
Arka Kapak;
Konya'dan çıkıp Beyşehir'e giden yolun başlangıcındaki dik yokuşu tırmanmaya başlayınca, herkes yanındaki ile veya çaprazlama ta öbür baştaki biriyle lafa koyuldu; birkaç kişi yanlız cigara içip dumanını savuruyordu. Birbiri arkasına dizili tahta sıralarda oturmayıp yarım lira eksiğine en arkada yere çömelen ve kamyonun şiddetle sarsılan bu kısmında ikide birde, başlamak üzere olan uykularından fırlatılan köylüler, cıgara da içmeyerek, boş gözlerle bakışıyorlardı.
Kamyon 16 tane öyküden oluşan keyifli bir kitap.
''Uzun kitaplara konsantre olup okuyamıyorum, öykü kitabı okumayı seviyorum, tatil de okunası kısa soluklu bir kitap istiyorum'' diyenler için doğru kitap Kamyon!
Sabahattin ALİ'nin kalemine sağlık ben keyifle okudum, siz de keyifle okuyun:)
Tarihimi de attım...
Arka Kapak;
Konya'dan çıkıp Beyşehir'e giden yolun başlangıcındaki dik yokuşu tırmanmaya başlayınca, herkes yanındaki ile veya çaprazlama ta öbür baştaki biriyle lafa koyuldu; birkaç kişi yanlız cigara içip dumanını savuruyordu. Birbiri arkasına dizili tahta sıralarda oturmayıp yarım lira eksiğine en arkada yere çömelen ve kamyonun şiddetle sarsılan bu kısmında ikide birde, başlamak üzere olan uykularından fırlatılan köylüler, cıgara da içmeyerek, boş gözlerle bakışıyorlardı.
Kamyon 16 tane öyküden oluşan keyifli bir kitap.
''Uzun kitaplara konsantre olup okuyamıyorum, öykü kitabı okumayı seviyorum, tatil de okunası kısa soluklu bir kitap istiyorum'' diyenler için doğru kitap Kamyon!
Sabahattin ALİ'nin kalemine sağlık ben keyifle okudum, siz de keyifle okuyun:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











